21 Temmuz 2018 Cumartesi
21.07.2018 tarihli ürün fiyatları

19.07.2018 Naturel Ham Zeytin Yağı (Tacir Satışı)

14,10  ()

11,22  ()

19.07.2018 Kuru İncir (Tacir Satışı)

6,00  ()

6,00  ()

19.07.2018 Siyah Salamura Zeytin (Tacir Satışı)

6,25  ()

3,50  ()

Tüm Başarı Hikayeleri
LORAS ZEYTİN 22.06.2018
LORASZEYTİN Firma 2002 yılında da Zeyko Tarım Gıda Sanayi İthalat ve İhracat Ltd.Şti ‘olarak kurularak, yaklaşık 19-20 ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. Aydın Umurlu Organize Sanayi Bölgesinde 9600 ton/yıl kapasiteli, 13.000 m² açık, 5000 m² kapalı alandan oluşan günümüzün son teknolojisini kullanan ve yüksek kalite standartlarında üretim yapmaktadır. 2004 yılında Uluslararası geçerliliği olan ISO9001:2000 KYS 2007 yılında ISO 22000 gıda güvenliği belgelerine sahip firma kaliteli ürünler sunmayı kendisine ilke edinmiştir. İnsan ve çevre faktörlerine saygılı, sektörde aranılan ve güvenilen bir marka olmayı amaçlayan firma, her yıl ürün çeşitliliğini artırarak, tüketicinin damak zevkine uygun ürün geliştirmekte. Kalite Politikası İnsana ve çevreye saygılı, sektörde aranılan, ürünlerine güvenilen bir kuruluş ve marka olmayı amaç edinerek, Kalite politikalarfını sürekli iyileştirerek hedeflerimize ulaşacağımızı taahhüt ederiz. Satış Ağı Yurtiçi özellikle Doğu,Güney Doğu ve Akdeniz Bölgelerinde yaygın bir satış ağı mevcut. Bu bölgelerdeki yerel tüm zincirlerle çalışmaktalar. Yurtdışında başta Irak,Türkmenistan,Rusya,Ukrayna,İran,Amerika,Kanada,İsveç,Almanya gibi birçok ülkeye ihracatı mevcut. Vizyonu Tüketicilerimizi,müşterilerimizi ve çalışanlarımızı memnuniyetini en önde tutan ve mutlu eden Türkiye’de ve Dünya’da markasıyla güven veren Sofralık zeytin üreticisi olmak Misyonu Kaliteli ve uygun fiyata Tüketicilere çok kolay ulaşabileceği Yurt içinde ve Dünya çapında güvenilir bir marka yaratmak. Kutsal Meyve olan zeytini en doğal haliyle sofralara sunmak. Sürdürülebilir ve istikrarlı bir büyüme ile kazanmayı hedeflemek. Tüm bunları hedeflerken sadece Tüketicileri değil aynı zamanda çalışanlarımızı ve Çevreyi saygılı davranmak ve korumak misyonlarının en başında yer almaktadır. Kurumsal Değerleri Sunduğu tüm hizmetlerde müşteri takdiri kazanmak Güvenilir olmak Günümüz koşullarının gerektirdiği ölçülerde hizmetlerini durmadan iyileştirmek Çevreye duyarlı olmak Müşterilerine ve tüm çalışanlarının haklarına saygılı olmaktır BUNLARIBİLİYOR MUYDUNUZ? Zeytin Kutsal Kitapların Ağacıdır. Dünyanın en büyük Tek Tanrılı dinlerin Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlığın çıktığı ve kesiştiği Yakındoğu, zeytinin nimetlerini ilk keşfeden bölgedir. Zeytin her üç din için de kutsal bir anlam taşır. BEREKET, BARIŞ, AKIL, DAYANIKLILIK, UZUN ÖMÜR VE OLGUNLUK. Tevrat “Çünkü Allahın Rab seni iyi diyara, akar vadiler, derelerde ve tepelerde çıkan pınarlar ve kaynaklar diyarına; buğday ve arpa ve asma ve incir ve nar diyarına, zeytinyağına ve bal diyarına götürüyor., öyle bir diyar ki,orada yoksullukla ekmek yemeyeceksin (I,Tesniye) der. Kudüs’deki Zeytindağı’nda sekiz koca ağacın İsa Peygamber’in çarmıha gerilişine tanık olduğuna inanılır. İncil’de İsa’nın buradan gökyüzüne çıktığı yazar. İsa, Christos ‘tur, khrisma yani kutsal zeytinyağı ile yağlanmıştır. Saf Zeytinyağıi yeni doğanların vaftiz edildiği, tarih boyunca rahiplerin, kralların kahramanların kutsandığı yağdır. Kuran’da zeytinden söz edilir: “ Allah su ile, size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları üzümler ve çeşitli meyveler yetiştirir.” ( Nahl Suresi 16/11) “ Sina dağında yiyenlere yağ ve katık olan zeytin ağacını var ettik” ( Mü’minun Suresi 23/20) Zeytin, emek ve sabrın ürünüdür.O bir nimettir ama aynı zamanda bir yaşam biçimi, dünyaya bakış, başlı başına bir kültür,kısacası Akdeniz kültürün ayrılmaz bir parçasıdır. Zeytin Akdeniz iklimin doğal bitkisidir. Türkiye anayurdu sayılan bu meyve birçok kültüre ev sahipliği yapmıştır. Yakındoğu’nun Batıya uzantısı Küçükasya’nın zeytinle tanışması çok eski çağlara gider. Nuh Peygambere “Tufan sona erdi,sular çekildi” müjdesini veren güvercin gagasında zeytin dalıyla gemiye dönüşü, kutsal kitaplara da giren bir efsanedir. Bilim adamları M.Ö 7500’lere tarihlenen Tufan’ın Ağrı dağına sürüklendiği Nuh’un Gemisi’nden uçup etrafı kolaçan etmeye gönderilen güvercin kanatlarının eriştiği yerler Anadolu toprakları değil miydi? Zeytinlikler Marmara’da Tekirdağ’dan Gemlik’e, Karadeniz’de Sinop’tan Trabzon’a, içeride Artvin’e, Ege’de Çanakkale’den Aydın’a, Akdeniz’de Muğla’dan Hatay’a, İçeride Kilis’e Maraş’a Türkiye’nin birçok yerinde yerleşmiştir. Bundan yarım yüzyıl öncesi yaklaşık 50 milyon yabani Zeytin ağacına sahip olduğu biliniyor Anadolu’nun. M.Ö 12 bin ila 37 bin arası tarihlendirildiği fosilleşmiş yabani zeytin yaprakları, dalları ve zeytin daneleri bulundu.Zeytin, Akdeniz havzasının her yerinde rastlandığı da artık bilimsel bir gerçek. Nitekim Cezair’in orta Sahara’daki Tassili ve El Hoggar yakınlarında gün ışığına çıkartılan ve M.Ö 5000 ve 2000 yıllarına ait sanılan mağara resimlerinde zeytin dalından taçlar giyen insan tasvirleri de rastlanması o dönem bile zeytin varlığını ıspatlar. Zeytin Konseyi (IOOC)’nin yayını zeytin yetiştiriciliği 6000 yıl önce başlamıştır diyor.Zeytin bir kültür bitkisine dönüşmesi M.Ö 4000’lerde gerçekleşti. Ancak Meyvesinin sıkılıp yağının çıkarılması ve aranan bir ürüne dönüşmesi için yaklaşık 1500-2000 yıl daha gerekecekti. Doğu Akdeniz’den batıya ve güneye yelken açan Giritli ve Fenikeli tacirler gibi, daha sonra da Ege kıyılarını mesken edinen Foçalılar, zeytin fideleri ve zeytinyağını yakın ve uzak komşulara taşıdılar. ZEYTİN KULLANIMI Zeytinin yaprağında tanen, uçucu yağlar, organik asitler ve rezin bulunur. Yapraklar ve gövde kabuğu % 5 çay (infüzyon) halinde iştah açıcı, idrar söktürücü ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Şeker hastalığında kullanım alanı olduğu gibi, tansiyon düzenleyici olarak da bilinir. Dermokozmetik amaçlı kullanılmaktadır. Zeytinyağlı şampuanlar saç dökülmesini engeller, saçın çabuk uzamasını sağlar, lezyonlu saçlı deriyi onarmaya yardımcı olur ve kepek oluşumunu engeller. Zeytinyağlı sıvı sabun, duş jelleri, katı sabun, bebek şampuanları cildi olumsuz dış etkenlere karşı korurlar. Cildi güzelleştirip yaşlanmasını geçiktirerek ciltteki kırışıklık oluşumunu engeller. Zeytin dayanıklılığın sembolüdür. Doğal zeytinyağlı dermokozmetik ürünler cilldimizde kimyasal kalıntılar bırakmadığından dünyada kullanımları giderek artmaktadır. Yüzyıllardır Akdenizlilerin sağlık ve güzellik kaynağı olmuştur. Kutsal metinlerde de şifa kaynağı olduğu belirtilmiştir. DÜNYA SOFRALIK ZEYTİN TİCARETİ Uluslararası Zeytin Konseyi nin (International Olive Council) 2014 yılının Haziran ayında Madrid de gerçekleştirlen Ekonomi Komitesi toplantısı sırasında dağıtılan sunumlarında temin edilen verilerin yer aldığı yukarıdaki tabloda başlıca üretici ülkelerin son beş sezonda gerçekleştirdikleri ve içinde bulunduğumuz sezon için öngörülen sofralık zeytin üretimi ve ihraç rakamlarıdır. Tablodan da anlaşılacağı üzere İspanya dünyada en çok sofralık zeytin üretiminin gerçekleştirildiği ülkedir. İspanya sofralık zeytin ihracatında da ilk sıradadır. UZK nın verilerine göre ülkemizin dünya sofralık zeytin üretiminde 3., ihracatında 4. sırada kendine yer edindiği anlaşılmaktadır. Dünyada 37 ülkede ekonomik anlamda zeytin üretimi yapılmaktadır. 9,8 milyon hektar dünya zeytin üretim alanlarının %95’i kuzeyde Akdeniz bölgesinde yer aldığı görülmektedir. Yaklaşık 13 milyon ton olan dünya dane zeytin üretiminin %86’sı, altı tipik Akdeniz ülkesinde yoğunlaşmıştır. Sırasıyla, üretiminin %26’sı İspanya, %23’ü İtalya, %15’i Yunanistan, %9’u Türkiye, %8’i Tunus ve %5’i Fas tarafından sağlanmaktadır. Görüldüğü gibi Türkiye, ortalama 1 milyon tonu aşan dane zeytin üretimi ile dünyada üretici ülkeler arasında 4.sırada yer almaktadır. ZEYTİNİN TÜRKİYEDE’Kİ ÜRETİMİ 2013/2014 sezonunda Türkiye genelinde toplam 76.200 ton sofralık zeytin ihraç edilerek yaklaşık 127 milyon Amerikan Doları döviz geliri elde edilmiştir. Sofralık zeytin ihracat miktarının 15.127 tonu yeşil, 61.275 tonu siyah zeytin olarak gerçekleşmiştir. Bir önceki sezon olan 2012/13 sezonunda ise, Türkiye geneli 72.261 ton sofralık zeytin ihraç edilerek yaklaşık 126 milyon Amerikan Doları döviz girdisi sağlanmıştır. Marmara Bölgesi nin ağaç varlığı açısından Türkiye içindeki payı da % 10 olarak belirlenir. Ayvalık, Mudanya, Edremit Körfezi, Orhangazi, İznik, Gemlik ve Yalova gibi yerlerde yoğun olarak bulunur. Ege Bölgesi`nde Manisa ilinin Akhisar ilçesinde 12 milyon adet zeytin ağacı bulunur. Zeytin; ayrıca fabrikalarda işlenerek zeytinyağına da dönüştürülür. Anadolu’da zeytinciliğin geçmişi ne denli köklüyse, sahip olduğu büyük potansiyel nedeniyle geleceği de o denli parlak olmaya adaydır. Halen,900 bin hektar zeytinlik alanı ve yaklaşık 9 milyon henüz meyve vermeyen, toplam 95 milyon zeytin ağacı ile dünyadaki zeytin ekili alanların ve ağaç sayısının kabaca yüzde 10%’unu barındıran bu ülkede, zeytinlik alanları her geçen gün genişlemektedir. Türkiye’de yıllık ortalama zeytin rekoltesi yaklaşık 1 milyon 200 bin tondur. Bunun büyük bir bölümü %70-75, Ege bölgesinde üretilir. Akdeniz ve Marmara bölgesi yaklaşık %10’arlık bir paya sahiptir. Güneydoğunun zeytin üretimi yaklaşık %5 dolayında, Karadeniz’de çıkan zeytinin payı %1 altındadır.
SEROLIVA 18.04.2018
Oliva Gıda San Tic. Ltd. Şti. 2007 senesinde Aydın’ın Söke ilçesinde SERVET ALTAY tarafından zeytinyağı üreticisi bir aile şirketi olarak kuruldu. SEROLİVA markasıyla Kusursuz zeytinyağı üretimine başlamadan önce 3 yıl yurt içi ve yurt dışında ciddi ARGE çalışmaları yaptıktan sonra fabrikamızda 2010 Kasım ayında üretime başladık. Zeytinin dalından son tüketiciye ulaşana dek tüm aşamalarında faaliyet gösteren şirketimiz, yüksek kaliteli ürünleri ile ulusal ve uluslararası çok sayıda ödüller alarak kısa sürede tanınmış markalar arasında yerini almıştır. 100 Tonluk Organik ve 1000 tonluk konvansiyonel soğuk sıkım zeytinyağı üretimi ile sağlık kaynağı kaliteli zeytinyağını yurtiçi ve yurtdışında binlerce tüketicinin kullanımına sunmaktadır. Oliva Gıda zeytin tarımı, zeytinyağı üretimi, depolama, dolum, etiketleme ve pazarlama alanlarında faaliyet göstermektedir. SEROLİVA Markalı olarak toptan ve perakende olarak satış yapan firma, üretim kapasitesini, ürün çeşitliliğini ve satış ağını genişletmeye yönelik yatırımlarına devam etmektedir. Tüketicilerimizin kendi üretimimiz olan Organik Sertifikalı zeytinlerimizden aynı zamanda sofralarında da yararlanmaları için 2017 yılında üretime başlamıştır. FABRİKA Ekolojik sistem, iki fazlı kontini zeytinyağı fabrikamız Kasım 2010’da Aydın Söke ilçesinde faaliyete geçti. Günlük 40 ton zeytin işleme kapasitesi ile %100 soğuk sıkım zeytinyağı üretimine başlayan ve daha sonra sadece ORGANİK SERTİFİKALI taze ZEYTİNLERİ ayrı bir hatta işleyerek butik tarzda yüksek kaliteli zeytinyağı üretebilmek için ikinci senesinde aynı kapasitede ikinci üretim hattı ilave edilerek günlük toplam 80 ton zeytin işleme kapasitesine ulaşan tesisimizde zemin ve duvarlarda küf ve bakteri tutmayan antibakteriyel epoksi kaplama yapılmıştır. Üretim alanını toz, mikroorganizma, gün ışığı ve nem gibi zararlı etmenlerden koruyacak mimari dizayn uygulanmıştır. Olabilecek en kaliteli zeytinyağını üretebilmek maksadıyla 25,000 adet asırlık zeytin ağaçlarının bulunduğu 2,500 dekarlık ORGANİK SERTİFİKALI zeytinliğin bakımı, zeytinlerin hasadı, fabrikaya nakli, üretim ve dolumu tamamen firmanın kendi kontrolünde yapılmaktadır. Toplam 650 metrekare kapalı, 400 metrekare yarı kapalı, 6000 metrekare açık alanda, günlük 80 ton zeytin işleme kapasitesi olan ekolojik sistem zeytinyağı makinaları ve 270 ton kapasiteli paslanmaz çelik krom-nikel, azot baskılı depolama bölümü, laboratuvar, yarı otomatik dolum ve etiketleme üniteleri ile hizmet vermektedir. Firma, ISO 9001:2008 ve ISO 22000:2005 ve CONTROL UNION’dan Türkiye için TR, ABD için USDA, Avrupa için EUR ve Japonya için JAS Organik sertifikalarına sahip olup kalite ve kapasite artışına yönelik yatırımlarına devam etmektedir. NASIL ÜRETİYORUZ ? Amacımız, Güney Ege´nin baskın bitki örtüsü olan zeytin ağacının, yöremizde yoğunlaşan ve Polifenoller başta olmak üzere yüksek oranda antioksidanlar içeren “Memecik” cinsi zeytinlerinden üstün kalitede zeytinyağı üretmektir. Kaeden ödün vermemek için zeytinin sorumluluğunu, henüz dalında iken alıyoruz. Özel eğitimli elemanlarımız ve modern hasat makinelerimiz ile erken hasat uyguluyoruz. Doğal servetimiz olan zeytin ağacının sırık ile hasadına engel olmak için hem kendi zeytinliklerimizde hem de yöredeki çiftçilerimizin zeytinliklerinde ağaçlara zarar vermeyen özenle seçilmiş akülü hasat makinalarımızla zeytinleri toplama sorumluluğunu üstlendik. Toplanan zeytinleri asla çuvallarda fermantasyona bırakmadan, 20 kg´lık delikli kasalarda ezilmeden en geç 6-12 saat içinde sıkıma yetiştiriyoruz. Dip zeytini ile dalından toplanan zeytinleri asla bir araya koymuyoruz. İki fazlı ekolojik sistem makinalarımızda 27 veya daha düşük derecelerde hakiki soğuk sıkım uyguluyoruz. Zeytine has o enfes aroması ve zeytinyağımızın içindeki antioksidanlar en yüksek seviyede korunsun diye hasadı erken yapıyor, sıkım öncesi zeytinleri tıpkı sofralık zeytinmiş gibi elekten geçirerek sap ve yaprakları, yaz aylarında dalında kuruyan ve hasat sırasında ezilen zeytinleri ayırıyoruz. Zahmetli ve maliyetli olmasına rağmen, bu işlemden asla taviz vermiyoruz. Çünkü zeytinyağı ne kadar yüksek oranda polifenolleri ve diğer antioksidanları içeriyorsa o kadar faydalıdır. Elde edilen kaliteli yağ, laboratuvarımızda kimyasal ve duyusal değerlendirmeye alınıp, kategorize edildikten sonra, özel nakil hatları ile depolarımıza aktarılır. Ürün hava, ısı ve ışık temasından korumak amacıyla güneş görmeyen, azot baskılı paslanmaz krom-nikel depolarımızda yaz-kış serin ortamda beklemeye alınır. Düzenli aralıklarla posa drenajı ve serbest asitlik kontrolü uygulanır. Ayrıntılı analizleri yapıldıktan sonra zeytinyağımız son tüketiciye ulaştırılmak üzere, sipariş sonrası dolum ve etiketleme ünitesine ulaştırılır. ********************** ÖNEMLİ İPUCU ******************* Boya öncesi demirin paslanmasını önlemek için hemen herkes antipas kullanılacağını bilir. Serbest radikaller ve toksinler de vücudumuzu paslandırır. İşte bunu önlemek ve yok etmek için de vücudumuzun antipası olan antioksidanlar gereklidir. Zeytin ve dolayısıyla Zeytinyağında başta polifenoller olmak üzere çok sayıda antioksidan vardır. Ancak bu antioksidanlar tüketilen zeytinyağında yüksek oranda mevcut ise vücuda hayati yararları olur. Antioksidanların düşmanı olan HAVA ve SU temasından, SICAK ve IŞIK tan en az etkilenecek şekilde üretilip saklanan ve şişelenerek sofralarınıza getirilen erken hasat, soğuk sıkım, düşük asitli zeytinyağları yüksek oranda bu antioksidanları içerirler. Ayrıca, polifenoller her zeytin çeşidinde aynı oranda değildir. Türkiye’deki MEMECİK çeşidi zeytinler yüksek polifenol içerikli tür olarak kabul edilmektedir. Ağızda hissedilen acılık ve boğazdaki yakıcılık bunun bir göstergesidir. SEROLIVA ORGANİK ve SEROLIVA NATUREL zeytinyağları bu bilinç ve titizlikle üretilip, stoklandıktan sonra şişelenerek sizlere sunulmaktadır. SEROLIVA NEDEN FARKLIDIR ? *Zeytinyağı bir yaşam tarzıdır. Binlerce yıllık geçmişe sahip bu sağlık iksirinin üretimi ince bir titizlik ve ustalık gerektirir. Üretim basamaklarında oluşabilecek en ufak bir kusur, zeytinyağının kendine has aromasında ve sağlığa faydalı antioksidan bileşenlerinde büyük kayıplara yol açabilir. * SerOliva üstün kalitede naturel sızma zeytinyağı üretmek amacı ile zeytin çiçeği aşamasında iyi tarım uygulamalarından zeytin hasatına; sıkımdan depolamaya uzanan, tüm üretim aşamalarında kendi profesyonel ekipleri ile, geliştirdiği kalite kontrol sistemlerini titizlikle uygular. Zeytinyağının sorumluluğunu dalında alır, sofranıza ulaştırır. * Market raflarında tüketime sunulan ‘Naturel Sızma’ ya da ‘Extra Virgin’ etiketli zeytinyağları genellikle 0.8 asit yağlardır. Oysa SerOliva zeytinyağında serbest yağ asidi oranı %0.2-0.6 arasındadır. * Ayrıca yaygın kanaatin aksine zeytinyağının tek kalite göstergesi serbest yağ asidi oranı değildir. SerOliva düşük peroksit değerleri, nefis tadı ve aroması ile de farkını hissettirir. * Zeytinyağını farklı ve vazgeçilmez kılan, tedavi edici özelliği bulunan antioksidanlardır (A,D,E,K vitaminleri, sequalen, fenol bileşenleri vs). SerOliva zeytinyağlarında antioksidan oranları maksimum düzeyde korunmuştur. * Kalp-damar hastalıkları ve kanserin önlenmesinden, kan kolesterol seviyelerinin dengelenmesine; cilt güzelliğinden bağışıklık sisteminin ve kemik sağlığının güçlendirilmesine kadar sayısız faydaları olan ‘gerçek’ zeytinyağı, SerOliva titizliği ile üretilen natürel sızma zeytinyağıdır. * Akdeniz tipi beslenmenin, yani uzun ve sağlıklı yaşamın anahtarı SerOliva’dır. ZEYTİNLİKLERİMİZ Aydın ili sınırlarında 2500 dönüm arazide tamamı organik sertifikalı yaklaşık 25.000 adet ortalama 250 yıllık memecik cinsi zeytin ağacı bulunduran eğimli ve süzek zeytinliğimizde iyi tarım uygulamaları, düzenli toprak işleme, budama, toprak analizine uygun gübreleme ve ilaçlama faaliyetleri uygulanmaktayız. Tüm ağaçlarımıza Ekim-Kasım ayında erken ve otomatik hasat uygulanır. Zeytinler sap ve yapraktan arındırıldıktan sonra yeterli sürede ve özenle yıkanarak en geç 8 saat içinde sıkıma alınırlar ve maksimum 27 derece sıcaklıkta düşük devir malaksörde en uygun sürede yoğunlaştırıldıktan sonra yağ, zeytinden ayrılır ve üstün kalite özel bir zeytinyağı üretilmiş olur. NEDEN SEROLIVA ? * Üstün kalitede zeytinyağı üretmek için ilk tedbir, zeytin meyvesi henüz dalında iken alınmalıdır. Bu amaçla SerOliva, zeytin bahçelerinin tamamı organik sertifikalıdır.tarıma Böylece, gereksiz ve yanlış ilaç/gübre uygulamalarından zeytinlerimiz korunmaktadır. * ‘Doğru Zeytin Hasatı kaliteli zeytinyağı üretiminin vazgeçilmezidir. SerOliva uzman ekipleri ile her ağaç için en doğru hasat zamanını belirler. Zeytin ve ağaca zarar vermeyen modern hasat makinaları ile zeytinleri toplatır. Sırıkla hasat uygulamalarına karşı mücadele eder. Zeytinin toprağa temas etmesine asla izin vermez. * SerOliva hasat edilen zeytinlerin fabrikaya naklinde en fazla 25 kg’lık hava alabilen açık kasalar kullanır. Çünkü yaygın yöntem olan kapalı çuvallarda zeytin taşınması zeytinin ezilmesine, küflenmesine, fermentasyonuna, asit ve peroksit oranında artışa neden olmaktadır. * SerOliva hasat edilen zeytinleri günlerce bekletmez, rakiplerinden farklı olarak sıkım işlemini 8-12 saat içinde gerçekleştirir. Sıkım öncesi zeytinlere, diğer üretici uygulamalarından farklı olarak sofralık zeytinmiş gibi elekten geçirerek dal/yaprak/hasarlı zeytin ayıklaması yapılır; yıkama için içme suyu kalitesinde şehir şebeke suyu kullanır. * Avrupa standardına uygun 2 fazlı ekolojik sistem ile 27-32 santigrad derecede gerçek soğuk sıkım uygulanır ve hiçbir kimyasal ile temas etmeden sadece mekanik süreçler ile yağ elde edilir. *SerOliva, ISO 9001:2008, ISO 22000:2005 ve Organik sertifikasyonları ile kalitesini ilk senesinde belgelendirmiştir. * Günlük taze zeytinlerden üretilen zeytinyağı güneş ışığı, hava ve sıcaklık ile temas etmeden kapalı krom-nikel nakil hatları ile özel depolama birimimize aktarılır. Azot gazı baskılı Krom-Nikel tanklarda beklemeye alınan şifa kaynağı yağımız, gıda mühendisimizin kontrolünde düzenli posa alımı ve kalite kontrol testlerinden geçirilir. Bu sayede zeytinyağımızın yüksek oranda ihtiva ettiği antioksidan maddelerin, kendine has nefis aroma ve kokusunun korunması sağlanır. * SerOliva zeytinyağı organoleptik (duyusal) ve biyokimyasal özelliklerine göre sınıflandırıldıktan sonra, zeytinyağının 4 ana düşmanı olan “ısı-ışık-nem-hava” temasından korunarak en sağlıklı cam ve teneke ambalaj çeşitleri ile sofranıza ulaşır. OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ ÖZENLE VE TAVİZSİZ HİJYENİK ŞARTLARDA ÜRETİLEN SEROLIVA ZEYTİNYAĞILARI TÜM BU NEDENLERLE, YAYGIN OLARAK TÜKETİLEN VE BİLİNEN ZEYTİNYAĞLARININ ÖTESİNDE, ÜSTÜN KALİTEDE BİR ŞİFA KAYNAĞIDIR…
Naturelka’nın Hikayesi 06.02.2018
Naturelka’nın Hikayesi Her şey Kestane ile başladı aslında. Bizler evimizden, besin değerleri yüksek, vitamin ve mineral zengini kestaneyi eksik etmeyen bir aileyiz. Ve bu kıymetli ürünün de ticaretini yapmaya başlayarak koyulduk yola. Kestane ticareti yaptığımız dönemde, Türkiye kestane üretiminin 3 te 1 ini tek başına karşılayan Aydın’ın ne yazık ki bu sağlık deposu ürün ile pek de bir arada anılmadığını gördük. Bu da bizleri oldukça üzdü tabi ki. Bunun tek bir çözümü vardı o da yerel bir MARKA yaratmak. Bu kıymetli ürünü işlemek (katma değer kazandırmak) ve kendi markamızı yaratmaya karar verdik. İlk olarak Kestane şekeri nasıl yaparız diye araştırmalar yaparken İtalya’da Kestane unu ürünüyle karşılaştık. Bu ürünün “Doğal olarak Glütensiz” olması bizleri heyecanlandırdı. Çünkü o dönemlerde ekranlarda beslenme uzmanları ve diyetisyenler “glütensiz beslenmenin yararlarından yeni yeni bahsetmeye başlamışlardı. Sonra bu ürünün üretim süreci ile ilgili araştırmalar, çalışmalar, fizibiliteler hazırladık. Hatta glütensiz beslenme ve Kestane unu ile ilgili tezler yazmış olan akademisyenler ve profesörler ile birebir görüşmeler yaptık. . 6 ay boyunca Kestane unu ile yattık Kestane unu ile kalktık. Üretim Daha sonra Tesadüfen 4 sene önce devlet teşvikleri ile kurulmuş ama sadece kestane ununu deneme üretimi yapmış sonrasında atıl kalmış bir tesisin varlığından haberdar olduk. İşletme Sahiplerine zar zor ulaştık. Kendilerine projemizi ve bu ürüne talip olduğumuzu anlattık. Önceleri bizi pek ciddiye almadılar. Türkiye’de bu ürünün tutmayacağını bu maceradan vazgeçme tavsiyesinde bulundular. Biz, rüzgârı almıştık arkamıza vazgeçmek olur mu? Sonrasında kendileri ile fizibilitelerimizi paylaştık ve ikna ettik. 2017 yılı sonu itibariyle Naturelka markası altındaki tesisimiz ; Coğrafi işarete sahip Aydın Kestanesinden yılda 30 ton kestane unu üretebilecek duruma geldi. 2014 sonunda İlk mahsulü elimize aldığımızdaki sevincimiz bambaşkaydı. Hemen eve gidip kurabiye yaptık. Kızımız Asya ile ( o zaman 2 yaşını bitirmek üzereydi) bir güzel yedik. Kendimiz perakende satış yapmayı hiç düşünmedik. Büyükşehirlerdeki organik/doğal ürünler satan mağazaların kapılarını çaldık. Öncelikle satış noktalarını ikna etmemiz gerekiyordu ki ürünümüzü satabilsinler. Numuneler, konsinye ürünler bıraktık. Herkese çok farklı bir ürün olarak geldi tabi ki. Katkısız olduğu için daha bir ilgi çekti. Kestane unu ile yapılmış ekmekler, kurabiyeler ile Satış noktalarımızda son tüketiciler ile birebir tanıtımlar yaptık. Fuarlara etkinliklere ve festivallere katıldık. Sosyal medya üzerinden bloggerlara ve ünlü isimlere ve şeflere ürünler gönderdik. Destek, öneri ve görüşlerini istedik. Çok olumlu tepkiler aldık almaya da devam ediyoruz. Hep daha iyisi için farklı ama illa ki doğal olanı yapmak için kendimizi geliştirdik. Geliştirmeye de devam edeceğiz. Meyve & Sebze tozları Yine yurtdışında meyve & sebze tozları ürünlerini keşfettik. İki amacımız var bu ürünlerde. Birincisi pratiklik. Mutfaklarda yaptığınız yemeklere, tatlılara, ikramlara meyve ya da sebzeyi yıkamak ya da doğramak ile uğraşmadan pratik bir şekilde ürünlerimizi ekleyebilirsiniz. Diğer amacımız; sebze ve meyve sevmeyen çocuklarımıza çaktırmadan da olsa o meyvenin veya sebzenin vitamin ve minerallerini almasını sağlamak. Mesela çocuğunuza ıspanak yediremiyorsunuz. Ona yaptığınız çorbaya ıspanak tozunu ekleyin. Daha sağlıklı bir çorba içmiş olsun. “Ispanak yemeği yapmayın onun yerine ıspanak tozunu kullanın” diye bir iddiamız yok kesinlikle. Mutfaklara hayatınızı kolaylaştıracak “doğal sihirli tozlar” sunuyoruz sadece . Mesela bir müşterimiz özel olarak bizi aramıştı “ oğluma yoğurt yediremiyordum Naturelka pancar tozunu ekledikten sonra oğlum kaşık kaşık yoğurt yiyor artık demişti. Bunlar bizleri çok mutlu eden tepkiler. Ürünlerimizin Kullanım Alanları Kestane unu, unun kullanıldığı her yerde kullanılabilir. Tek başına ya da başka unlar ile karıştırılarak kullanılabilir. Ekmek, hamur işleri, kek, Browni, makarna sütlü tatlı, Çorba sosu vs. Hatta Avrupa’da çocuk mamalarında kullanılıyor. Diğer ürünlerimiz; Domates tozu, limon kabuğu tozu, portakal kabuğu tozu ıspanak tozu, kereviz tozu, pancar tozu, sarımsak tozu, soğan tozu, dibekte dövülmüş kırmızıbiber tozu. Meyve & sebze tozlarını baharat olarak düşünebilirsiniz. Yemeklere tatlılara, hamur işlerine, ikramlara; renk, koku ve aroma verici ürünlerdir. Ya da içecek olarak da kullanılabilir bazı ürünler. Pancar tozunu suya, süte ya da kefire karıştırın doğal bir antioksidan içeceği elde edersiniz. Mesela, Kereviz tozu diyetisyenler tarafından tuza alternatif bir ürün olarak öneriliyor. Buradaki en önemli nokta; bu ürünler temizlendikten sonra 10 dk da kapalı fırında 40 derecelik bir sıcaklıkta kurutuluyor. Bu süre ve derece önemli çünkü bu sürede minimum vitamin ve mineral kaybı oluyor. Daha sonra HİÇ BİR KATKI MADDESİ EKLENMEDEN değirmede öğütülüp toz halini alıyor. Kestane unundan çok lezzetli puding de oluyor. Domates tozu zeytinyağı ile karıştırılınca muhteşem oluyor. Pancar ve ıspanak tozları yemeklere renklendirici olarak kullanılıyor. Endüstriyel olarak ürün tedariki yaptığımız otel, restoran ve kafeler var. Buradaki şeflerle , sosyal medyada mutfağa düşkün bloggerlar ile ve diyetisyenler ile de hep işbirliği halindeyiz 6 ay önce bir tarif kitapçığı da hazırladık. Ürünlerimizi alan müşterilerimiz bu tarif kitapçığını da ücretsiz olarak satın aldıkları yerlerden temin edebiliyorlar 2015 senesini 13 adet satış noktası ile kapatmıştık. Şu an 350 satış noktasına ulaştık. İstanbul da Ürünlerimizin dağıtımını yapan bir distribütörümüz de var. İnternette; doğal/organik ürün satan, sektörde tercih edilen lider firmalarda ürünlerimiz mevcut. Yine doğal/organik ürün satan mağaza ve butik marketlerde ürünlerimiz mevcut. 2017 sonunda kendi internet sitemizden de satışa başladık. Metro zincir marketlerde ve Carfeour Gurme Marketler de Naturelka ürünlerimize ulaşabilirsiniz. 2017 Eylül ayından itibaren diğer glütensiz unlarımız olan; Kinoa Unu, Keçiboynuzu unu, ön pişirilmiş nohut unu ürünlerimiz raflarda yerini aldı. 2018 senesinde yine Glütensiz unlara ağırlık vereceğiz. Hindistan Cevizi unu, Karabuğday unu, sarı ve kırmızı mercimek unları raflarda yerini aalack. Aslında her meyvenin ve sebzenin de toz halini çalıştık. Bunlar arasında ikna olmadıklarımız da var. Belli testlerden ve süreçlerden geçiyor tabi hepsi. Ama Endüstriyel olarak ürünlerimiz kullanan firmalara da özel üretim de yapıyoruz 2015 ylından bugüne; Aydın Ticaret Borsası ve Aydın Ticaret Odasının da destekleri ile sektördeki en etkili fuarlarda ve tanıtımlarda yer aldık. Aydın Ticaret Borsası’nın destekleri ile Metro Gross Marketlerde ürünlerimiz tüketici ile buluştu ve çok güzel dönüşler alıyoruz. Naturelka’yı hayata geçirirken ilk hedefimiz ihracattı. Çok kolay bir süreç değil yurtdışına açılmak. 3 senede çok yol kat ettik. Eksiklerimizi tamamladık ve hep daha iyisi için çalıştık. Bundan sonrada böyle olmaya devam edecek. Bu yüzden yurtdışı firmalara numuneler göndermeye başladık bazıları ile pazarlık aşamasındayız. 2018 senesinde Naturelka mutlaka Türkiye sınır kapılarından geçecek. Gluten Nedir ? Gluten; buğday, çavdar ve arpada bulunan proteinlere denir ve Gluten ile ilgili bir rahatsızlığı olan bireylerce tüketildiğinde ters etkilere sebep olur. (karın ağrısı, kronik ishal/kabızlık, el ve ayakların karıncalanması/uyuşması, kronik yorgunluk, eklem ağrısı, sebepsiz kısırlık ve düşük kemik yoğunluğu) Çölyak rahatsızlığı da denir buna. Ama günümüz uzmanları obezitenin, halsizliklerin hatta depresyonların baş nedeni olarak Glüteni işaret etmektedir. Bu yüzden glütensiz beslenme aslında dünyadaki en sağlıklı yaşam biçimi. Uzun yıllar önce yukarıda saydığımız tahıllarında genetiği ile oynandığı gerçeğini düşünürsek tükettiğimiz gıdalara karşı çok daha dikkatli olmak gerekiyor. Biz de anne baba olduktan sonra hem tüketirken hem de üretirken çok daha seçici olmaya başladık.
Kurucusunun kaleminden; Çiftlik Kuruluşu & Hikâyesi 14.04.2017
Değirmen İşletmeleri & YERLİM ürünleri Aileme ait tarım alanlarına kurumsal bir çiftlik işletmesi yapısı kazandırma işi bana verildiğinde; Henüz genç ve tarım hakkında çok tecrübesizdim ama mezun olduğum Eğitim Enstitüsünden aldığım öğrenme ve öğretme eğitimim ile üretme isteğime güvendim. 1995 yılında Gürsel Tonbul Çiftlik İşletmesi kuruldu ve benim hayatımda da dönüşüm başlamış oldu. Kısa sürede toprak, su, bitki, hayvan, besin, yaşam yani yerleşik tarımın (çiftçilik ve besin) insan hayatındaki önem ve değerini fark ettim. Genetik hafızam ve çocukluk yıllarımdan bu yana büyükanne ve büyükbabalarımın bana aktardığı bilgi seçtiğim yolda ilk rehberim oldu. Hiç tarım eğitimi almamıştım. İlk birkaç yılda, topraklarımızda uygulanmakta olan tarım modelinde sadece toprağa değil kendimize de zarar verdiğimizi üzülerek ve çaresizce izledim. Bu arada alternatif tarım modellerini araştırdım. Karşıma ‘Organik tarım’ çıktı. Bir gecede ve tek başıma değişim, organik tarım uygulamalarına geçiş kararı verdim. İlk 5 yıl çok zor ve meşakkatli oldu. Tüm çevrem; çalışanlarım, ailem, arkadaşlarım, toprak, bitkiler, ağaçlar, bağlar, bahçeler bu geçişe karşı duruyorlardı. Dönüşüm sancılı ve zorlu oldu ama vazgeçmeyi aklımdan hiç geçirmedim. ‘Organik tarım’ başından (tohumdan) sonuna kadar (tüketiciye ulaşan son ürün) üretimi ulusal ve uluslararası koşul ve kurallarla tanımlanarak çerçevelenmiş, her aşaması kayıtlı ve kontrollü, üretim & tüketim dengeleri ve sürdürülebilirlik ilkesi üzerine kurgulanmış, yaşayan tüm canlılarla doğanın düzenine saygılı, yaşamın adil sürdürülebilirliğine, İnsan & Hayvan & Bitki dostluğuna en yakın alternatif bir tarım modelidir. Buna yürekten inandım. Bu inanç ve kararlılıkla geçen zor yılların meyveleri başarı sonuçlar verdikçe cesaret ve güvenim arttı. 2000 yılında Çiftlik İşletmesi sertifikalı organik tarıma başladı ve o günden bu yana hiç kesintisiz ve %100 organik üretim yapılmaktadır. 2014 yılında, kardeş işletmeler olan ancak o zamana kadar ayrı isimler altında çalışan çiftlik işletmeleri ile Değirmen işletmelerini birleştirme kararı alınarak; 2015 yılı başından itibaren tüm işletmelerimiz ‘Değirmen Eko yatırım AŞ’ olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. İşletmenin arazi varlığı 2000 da. kadar. Çoğunluğu yağlık, bir kısmı sofralık zeytin olmak üzere arazilerin 1/3 ü zeytinlik. 150 da. alan üzüm bağlarına ayrılmış. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında yemyeşil bağ örtüsü uzanıyor çevrenizde. Meyve bahçelerinde başta narenciye çeşitleri, şeftali, erik, kayısı, ayva, nar, incir, böğürtlen, badem, ceviz çoğunlukta olmakla birlikte, Ege coğrafyasında yetişebilen tüm meyve çeşitlerinden yetiştirilebiliyor. Tarlalarda mevsimine göre çok çeşitli sebzeler ve tahıl üretimi yapılıyor. Organik tarımın olmazsa olmazı hayvancılıktır. İşletmemizde hastalıklardan arîsürü sertifikalı büyük baş et ve süt hayvancılığı yapılmakta ve menşei Sakız adası olarak bilinen, ülkemizdeki gen kaynağı Çeşme olan, ticari değeri yeterli görülmediği için üretimi dar bölgede meraklısına kalmış Sakız kuzularından üretilmiş bir küçükbaş sürüsü de işletmenin ihtiyacını öz kaynaklardan temin etmek üzere beslenmektedir. Süt ve et çiftlik için önemli bir üretim ise de hayvancılık işletmesi organik tarımın en değerli girdisi olan katı ve sıvı gübre yani toprağımızın besin kaynağıdır. Serbest gezen ve doğal üreyen kümes hayvanları da yetiştiriyoruz. Hara’da binicilik amaçlı cins atların yanında çocuklar için Ponyler, Eşekler, Develer, daha pek çok çiftlik hayvanı da besleniyor işletmede. Küçük gölette serbest yüzen kuğular, kazlar ve ördekler işletmenin rengi süsü, hem çocukların eğlencesi oluyorlar hem de bitki & insan & hayvan dostluğunun kurduğu doğal denge ile ortak yarar üzerine sürdürülebilir yaşamın paydaşları. Çiftliğimizde yetiştirdiğimiz taze meyve, sebzeye artı katma değer yaratmak için mamul ürün üretimi yapılan bir imalathanemiz var. Organik sertifikalı, üretim izinli, en önemlisi ise geleneksel üretim biçimlerinin kullanıldığı imalathanede sadece çiftliğin kadınları çalışıyor. Ürünlerimizin markası YERLİM. Bizim çocukluğumuzda çok değer verilen Yerli malı haftalarının coşkularından esinlenerek markamızın adını YERLİM koyduk. Logosu, hasat sonrası şükür dansı yapan çiftçileri betimliyor. İmalathanemizdeki üretimin temel felsefesi, bizden önceki nesillerden aktarılan kadim gıda üretimi bilgisini toplamak, günümüz sağlık kurallarının gerektirdiği fiziksel koşullarla buluşturmak ve bizden sonraki kuşaklara bu bilgiyi biriktirmek, paylaşmak üzerine kuruludur. "Gıdanız ilacınız, İlacınız gıdanız olsun" Bu hedefi, beslenmenin temel ilkesi olarak sayıyor, bilge köylü kadınlardan aldığımız bilgi ile üretim yapıyoruz. Organik olmanın yanı sırabesin değeri, lezzet, yerellik bizim için çok önemli. Çok zor ve emeğiyoğun bir iş yapıyor;yaptığımız işi önemsiyor ve ürünlerimizi ilaç kadar değerli besinler olarak görüyoruz. Son beş yıldır etkilerini şiddetle hissetmeye başladığımız Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri bizi alternatif kapalı alan tarımı olan seracılığa yönlendirdi. Serada organik üretim oldukça zor ve yüksek maliyetli, düşük verim ve zararlı mücadelesinde yaşanan güçlükler çok zorlayıcı olsa da kış ve yaz aylarında açık tarla tarımında yaşanan kayıpları, ilkbahar ve sonbahar aylarında serada üretimle gidermeye çalışıyoruz. Elde ettiğimiz başarılı sonuçlar bize cesaret veriyor ve çalışmalarımızı büyütmeye yönelik projeler geliştiriyoruz. Çiftlik işletmesi ile birlikte aynı yıl, organik üretim ve tüketim felsefesinin yaşandığı çiftliğin dışa vuran yüzü, bir numaralı tüketicisi, buzdağının suyun üzerindeki görünen kısmı olması ülküsü ile Değirmen işletmeleri de kuruldu. Değirmen Restoran ve içerisindeki diğer hizmet birimlerinde Ege kültürünün ağırlığını hissedersiniz. Ardındaki çiftliğin organik ürünleri, taş fırın köy ekmeği ve özellikle kendi yağhanesinde geleneksel taş baskı üretim modelini yaşatarak üretimi yapılan zeytinyağı ile yıllardır bölgesindeki lezzet yarışında ön sıralarda olmakla birlikte, asıl varlık sebebi içinde yer aldığı geniş bahçede doğayla buluşmaya özlem duyan insanlara huzurlu zaman geçirebilecekleri, ruhlarını dinlendirebilecekleri bir ortam sunmaktır. Zeytin ağacı, zeytin ve zeytinyağına duyulan saygı ve sevgi ilebir sosyal sorumluluk projesi olarak, zeytin ve zeytinyağının Anadolu’da bilinen tarihini gelecek nesillere aktarmak üzere,"OLEATRIUM Zeytin ve Zeytinyağı Tarihi Müzesi"kuruldu. Oleatrium; Olea ve Atrium kelimelerinin birleşerek oluşturduğu zeytine ait geniş alan anlamına geliyor. Değirmen Eko Yatırım Aş. Kurucu Başkan Gürsel Tonbul
DÜNYANIN EN KALİTELİ İLK 20 ZEYTİNYAĞI MARKASI ARASINDA BİR TÜRK ZEYTİNYAĞI: ZETAY 31.08.2016
Herşey 2007 yılında, Ankara’lı Aydıner Grubu’nun bir linyit kömür madeni arazisini doğaya kazandırma fikri ile başlamış. On yıl boş kalan bu 250 dönümlük arazi önce teraslama yapılarak tarım yapılmaya hazır hale getirilmiş ardından da arazide ne tür bir ürün yetiştirileceğine dair edütler yapılmış. İçinde zeytin ağacı da olan farklı meyve türlerinin yetiştirilmesi konusu tartışılırken ölümsüz zeytin ağacı fikri ağır basmış ve start verilmiş. Böylelikle Türkiye’nin örnek bir zeytin bahçesi ve en modern zeytinyağı fabrikasının temelleri atılmış. Toprak uygun olmadığı için doğal saksı yöntemiyle dikimler başlamış. Damla sulama sistemi uygulaması yapılmış, fidanların farelere karşı korunması için fidanların gövdelerine pis su boruları ile koruyucular yerleştirilmiş. Zeytine zarar veren sinek ve tüm börtü böcekle mücadele için kanatlı hayvanlar kullanılmış. Arazide birçok hindi, kaz, ördek, tavuk, horoz karın tokluğuna çalışan işçiler olarak görevlendirilmişler. Bu uygulamalar çevre köylerdeki çitçiler için de mükemmel bir model olmuş. Madran dağları eteklerinde orijini yüzyıllara dayanan özenle seçilmiş zeytin bahçeleri arasında planlı bir şekilde yeniden oluşturulan Zetay’ın genç bahçesinden elle topladığı erken hasat zeytinleri hiç bekletilmeden birkaç saat içinde soğuk sıkım (26-27 santigrat derecede) tekniğiyle modern ünitelerde sıkılır. Özel tanklarda bekletilerek en doğal yöntemlerle filtre edilir ve zeytinyağının doğal aroması korunarak el değmeden hijyenik koşullarda sadece koyu renkli cam şişelere doldurulur ve tüketiciye ulaştırılır. Türkiye’de kendi zeytinlerini üreten çok fazla firma yok. Zetay’da ürünler toplar toplamaz 2-3 saat içinde Şato Sistemi olarak anılan yöntemle (bahçe içindeki kendi fabrikasında) sıkılır. Zeytin de diğer meyveler gibidir. Sıkıldığında çıkan sıvı, meyve suyudur. Nasıl meyve sularını sıktıktan sonra vitaminini kaybetmemesi için hemen tüketmek gerekiyorsa zeytinin de toplandıktan sonra hemen sıkılması gerekir. “Memecik zeytin çeşidi, kuraklığa dayanıklıdır. Çok verimli ve yağ kalitesi yüksek bir türdür aynı zamanda. Yağ verme oranı yüzde 28-30 arasındadır. Yağı koyu yeşilimsi – sarı renkli ve kuvvetli meyve kokuludur. Doğru işlendiğinde bu zeytin çeşidinden büyük verim alınır. Zetay yeşil zeytinlerden soğuk sıkım yöntemi ile toplandıktan 2-3 saat içinde sıkıldığı için proses anında asitliği %0.1 gibi son derece düşük mükemmel bir değerde oluyormuş. Zetay Natürel Sızma (Soğuk Sıkım) Zeytinyağı 2015 yılında Dünyanın en prestijli Zeytinyağı Seçim Kurumu İtalyan Flos Olei tarafından “Dünyanın en iyi 500 zeytinyağı” listesine alınmış. 2016 yılında ise aynı listede dünyanın en kaliteli ilk 20 markası arasına girmiş. Bununla beraber Zetay, Zeytin Dostu Derneği’nin 2014 yılında düzenlediği “7.Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması”nda 2 kategoride altın madalya almış. 2015 yılında gerçekleştirilen “8.Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması”nda da altın madalya ile ödüllendirilmiş. Milano’da düzenlenen Monocultivar Oliveoil Expo’da “Gino Celletti Sertifikası - Altın Madalya” ödülüne değer bulunan Zetay, OliveJapan Uluslararası Sızma Zeytinyağı Yarışması’ndan da 2014 yılında Altın Madalya ile dönmüş. 2015 Kopenhag International Olive Oil Awards Yarışmasında Medium sınıfında 10 puan üzerinden 9.4 puan alarak birinciliğe ulaşmış. 2016 yılında Monocultivar Oliveoil Expo’da yine altın madalyanın sahibi olmuş.
Doğa İle Barışık Kömür 12.08.2016
1910 yılından bu yana Aydın, Şahnalı mevkiinde kömür madenciliği yapılmakta ve yıkama/zenginleştirme tesislerinde çevre normlarına uygun hale getirilerek “Aydın Linyit” markası ile piyasaya sunulmaktadır. İnsanın çevre ve doğa ile olması gereken barışıklığını sürdürme bilinciyle, “Açık Maden İşletmelerinin Rekültivasyonu ve Yeniden Doğaya Kazandırılması“ için Ege Ormancılık Araştırması Enstitüsü ile birlikte 2000 yılında bu yana maden dökü alanlarının ağaçlandırılması hususunda bir ortak proje yürütülmüştür. Bu projede beş ağaç türü (kızılçam, akasya, iğde, badem ve zeytin) farklı yaştaki dökü alanları (5 ve 10 yıl) üzerinde sulama ve gübreleme gibi çeşitli tarımsal uygulamalar yapılarak denenmiştir. Beş yıl süreli olarak planlanan bu projenin ilk iki yılından sonra doğanın emsalsiz gücü kendisini göstermiş ve doğal zeminin 150-200 metre derinliğinden çıkarılarak serilmiş olan dökü toprağında başta akasya ve zeytin olmak üzere tüm deneme türleri susuz ve gübresiz dahi gelişme göstermiştir. Bu proje sonucunda, Zeytin (Olea europea), Yalancı Akasya (Robinia pseudoacacia) ve İncir (Ficus carica)’in dökü alanlarındaki toprağa ve bölgeye en iyi adaptasyonu sağlayacak, ekolojik dengeye en olumlu etkide bulunacak ağaç türleri olduğu belirtilmiştir. Bu gözlemden hareketle proje sonucu beklenmeden ağaçlandırma faaliyetine geçilmiştir. Bir taraftan terkedilmiş açık ocak dökü alanlarından izin alınan arazide, diğer taraftan da kendi tapulu arazilerinde dikime başlanmıştır. Çevre Orman Bakanlığından özel ağaçlandırma yapılmak üzere 49 yıllığına tahsis izni alınan 894 dekar alanda 36.000 adet Ayvalık tipi zeytin ve 30.000 adet akasya dikimi yapılmıştır. Akasya ağaçları özellikle şevli alanlarda erozyonu önleme amacıyla dikilmektedir. Kendi tapulu arazilerinde ise bugüne kadar 3.000 adet Gemlik ve Domat tipi zeytin, 1.600 adet Bursa siyahı incir, mevcut eski Memecik ağaçlarıyla birlikte zeytin ağacı varlığı 2008 yılı sonu itibariyle 50.000 adete ulaşmıştır. Bu alandaki zeytin plantasyon programı sürdürülmekte olup 150.000 ağaca ulaştırılacaktır. Bu şekilde 2004 yılından itibaren maden ve tarım işletmeciliği bir arada sürdürülerek çalışılmış maden alanlarının rekültivasyonu da sağlanmaktadır. Ülkemizde maden alanlarının rekültivasyonuna ilişkin üç çalışma bulunmaktadır, bunlarda akasya ve kızıl çam plantasyonlarıyla doğaya dönüş sağlanmaktadır. Buradaki rekültivasyon programı ise ülkemizdeki ilk kömür/zeytin birlikteliğidir. Tarım işletmesinde çağdaş üretim teknikleri kullanılarak zeytindeki var yılı yok yılı farkının %10’un altına düşürülmesi hedeflenmektedir. Bunun için tüm plantasyonda damlama sulama tesis edilmiştir, dikim alanları tesviye edilerek düz alanlarda dikim yapılmasına özen gösterilmektedir, özel budama metodları kullanılmaktadır, bitki gelişimini olumlu yönde etkilemek üzere fülvik ve hümik asit yönünden zengin linyit katmanları belirli oranlarda toprağa katılmaktadır, hasat ağaçların sürgünlerini zedelemeyecek özel aletlerle yapılmaktadır. Zeytinyağı tesisi; GIDATAY; Aydın Umurlu Organize Sanayi Bölgesinde 14.000 metrekare tahsisli alanda zeytinin çağdaş üretim tekniklerini kullanarak zeytinyağı elde edilmesi amacıyla 2009 senesinde zeytin sıkımına başlamış olup, 2016 yılında zeytin sıkımını artarak devam etmektedir. Yeni yatırımlarında 90 ton/gün zeytin sıkma kapasitesine ulaşılmış. Zeytinyağları üstün niteliklerinin muhafazası açısından ısı ve ışıktan koruyan, zeytinyağının içerdiği antioksidanları en uzun süre muhafaza eden azot korumalı krom-nikel tanklarda, iklimlendirmeli depolarda max. 25 °C’ye kadar saklama koşullarında ambalajlanacağı saate kadar saklanmaktadır. Zeytinyağı tesisinde şu an itibariyle 260.000 lt kapasiteli azot korumalı Cr-Ni paslanmaz çelik zeytinyağı tankı ve rafinajlık zeytinyağları için de 200.000 lt polyester tank kapasitesi bulunmaktadır. Kısa sürede 600.000 lt azot korumalı Cr-Ni paslanmaz çelik zeytinyağı tankı, 400.000 lt rafinajlık zeytinyağları için polyester tank kapasitesine ulaşılması hedeflenmektedir. Zeytinyağı tesisi; ISO 22000:2005 gıda güvenliği yönetim sistemine, JAS, EU, NOP ve TR sertifkalı organik sertifikalarına sahip olup; zeytinyağları tam otomatik dolum makinelerinde doldurulup, kendi laboratuvar kontrolleri sonucunda tüketicilerin beğenisine sunulmaktadır. Gıdatay firmasının aldığı odüller 2011 senesinde Türkiye’ de düzenlenen 4. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Yarışmasında Delce markası, ayvalık zeytinyağı ile 3. lük ödülü. 2012 senesinde Türkiye’ de düzenlenen 5. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Yarışmasında Savrandere markası, ayvalık zeytinyağı ile 1. lik ödülü, Delce markası, memecik zeytinyağı ile 3. lük ödülü. Amerika’ da düzenlenen Los Angeles Extra Virgin Olive Oil Competition da Attika markası, ayvalık zeytinyağı medium sınıfında gümüş madalya, yine Attika markalı portakallı zeytinyağı bronz madalya. Çin’ de düzenlenen 2012 7th China International Olive Oil Competition da Attika markası, ayvalık zeytinyağı bronz madalya. Japonya’ da Olive Japan 2012 yarışmasında , ayvalık zeytinyağı altın madalya. 2013 senesinde Amerika’ da düzenlenen Los Angeles Extra Virgin Olive Oil Competition da Attika markası, ayvalık zeytinyağı ile medium sınıfında bronz madalya. Çin’ de düzenlenen 2013 8th China International Olive Oil Competition da Attika markası, ayvalık zeytinyağı Grand mention almaya hak kazanmıştır. Japonya’ da Olive Japan 2013 yarışmasında da ayvalık zeytinyağı gümüş madalya. Türkiye’ de düzenlenen 6. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Yarışmasında Savrandere markası, ayvalık zeytinyağı altın madalya. 2014 senesinde Amerika’ da düzenlenen Los Angeles Extra Virgin Olive Oil Competition da Attika markalı yeşil çaylı zeytinyağı ile güllü zeytinyağı bronz madalyalar. Amerika’ da düzenlenen New York International Olive Oil Competition da ayvalık ve memecik zeytinyağları altın madalyalar. Japonya’ da Olive Japan 2014 yarışmasında da, Savrandere markası, memecik zeytinyağı altın madalya; Attika markası, ayvalık zeytinyağı gümüş madalya. Türkiye’ de düzenlenen 7. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Yarışmasında Savrandere markası, memecik zeytinyağı ve Attika markası, ayvalık zeytinyağı altın madalyalalar. Çin’ de düzenlenen 2014 9th China International Olive Oil Competition da Attika markası, memecik zeytinyağı Grand mention ; ayvalık zeytinyağı gümüş madalya almaya hak kazanmıştır. 2015 senesinde Amerika’ da düzenlenen Los Angeles Extra Virgin Olive Oil Competition da Attika markalı bergamutlu zeytinyağı bronz madalya. Amerika’ da düzenlenen New York International Olive Oil Competition da ayvalık zeytinyağı altın madalya. Japonya’ da Olive Japan 2015 yarışmasında da, Savrandere markası, ayvalık zeytinyağı gümüş madalya. Çin’ de düzenlenen 2015 10th China International Olive Oil Competition da Attika markası, memecik zeytinyağı altın madalya, Attika markası, ayvalık zeytinyağı bronz madalya, almaya hak kazanmıştır. 2016 senesinde Amerika’ da düzenlenen Los Angeles Extra Virgin Olive Oil Competition da Attika markası, memecik zeytinyağı gümüş madalya, ayvalık zeytinyağı da gümüş madalya kazanmıştır. Japonya’ da Olive Japan 2016 yarışmasında da, Attika markası ile, memecik zeytinyağı gümüş madalya. Türkiye’ de düzenlenen 9. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Yarışmasında Savrandere markası, memecik zeytinyağı altın madalya Çin’ de düzenlenen 2016 11th China International Olive Oil Competition da Attika markası, ayvalık zeytinyağı bronz madalya. Attika markası, organik memecik zeytinyağı Grand mansiyon
Kestane Şekeri 28.07.2016
AYDIN’IN DAĞLARINDAN GELEN LEZZET KESTANE ŞEKERİ Ak-su Kestane Firmasının kurucularından Mustafa Çetin ve Birol Yalçın’ın 2008 yılında başlıyor ortaklıkları. 2008 yılı öncesinde Birol Yalçın, Bursa’da kestane şekeri üretimi için Aydın’ dan, Mustafa Çetin aracılığı ile kestane temin ediyordu. Deneyimli ve 30 yılı aşkın süreyle kestane şekeri sektöründe çalışmış olan Birol Yalçın ve kestane üreticisi Mustafa Çetin, Aydın ın Nazilli ilçesi Aksu Mahallesinde, kestane ağaçlarının en fazla olduğu bölgede kestaneleri yerinde işleyerek birlikte kestane şekeri üretimi yapmaya karar veriyorlar. 2008 yılının Ağustos Ayında ticari ilişkileri ortaklığa dönüşüyor. 2-3 yıl süren sıkıntılı bir sürecin ardından, Aydın’a kestane almak niyetiyle gelen Japon heyetine, Türk insanının alışılagelmiş misafirperverliği ile kestane şekeri ikram ediyor. Japon heyeti; tadına bakıp çok beğendikleri kestane şekerinin üreticileri olan Birol Yalçın ve Mustafa Çetin ile tanışıyorlar. Japonya’ya, numune olarak ürettikleri kestane şekerlerinden gönderiliyorlar. 2012 yılında Japonya ya 15 ton kestane şekeri ihraç etmeye başlayan Ak-su Kestane firması, 2013 yılında Japonya’ya olan kestane şekeri ihracatını 120 tona çıkarıyor.. 2015 yılında ürün ambalajlarında, Aydın Ticaret Borsası tarafından alınan “Aydın Kestanesi” coğrafi işaretini kullanmaya başlayan Ak-su firması; coğrafi işaret logosunun ürüne değer kattığını, bu sayede de Metro Toptancı Market raflarında ürünlerinin yer aldığını belirterek, Aydın Ticaret Borsası ve Metro Toptancı Marketin ürünlerinin tanıtım ve pazarlanmasına çok önemli bir yere sahip olduklarını,, 2015 yılında Metro Toptan Market aracılıyla 150 ton ürün satışı gerçekleştirdiklerini belirtiyorlar. Ürettikleri kestane şekerinin hammaddesi, şekerci diye tabir edilen, meşhur Işıklar kestanelerinden özenle seçilen “Aydın Kestanesi”dir. Mustafa ve Birol Bey kestane şekeri üretiminde bilgi ve tecrübe birikimleri yanı sıra, üründe standardizasyon oluşturarak en üst kalitede üretim gerçekleştirme gayreti içerisinde olduklarını, müşteri memnuniyeti ilkelerinden taviz vermeden dünya standartlarına uygun olarak optimal fiyatlarla pazara ürün tedarik ettiklerini ve her yıl bir önceki yıla oranla kapasitelerini arttırarak sektörde yer aldıklarını söylüyorlar. Aydın İlinin tek kestane şekeri üreticisi olan Ak-su Kestane firması yetkililerine Coğrafi işaretli Aydın kestanesine değer kattıkları, ürettikleri lezzetli kestane şekerleri ile ağızlarımızı tatlandırdıkları, İlimize, bölgemize katma değer kazandırdıkları ve bu işi çok başarılı bir şekilde yaptıkları için teşekkür ederek, ürünlerinin bölgede değil ülke çapında marka olması ve başarılarının çığ gibi büyümesi temennilerimizle… Yolunuz açık olsun…
İncir Sevdası 28.07.2016
Semra ve Nuri Ağaçcı çifti, çiftçi ailenin bir ferdi olarak büyümüş, doğal, sağlıklı beslenerek başlamışlar hayatlarına ve bu alışkanlıkları bugüne kadar büyüyerek süregelmiş. İşlerinde vazgeçilmezlerinden biri, kendi hayatlarında olduğu gibi, çevresindeki insanlara da sağlıklı ve doğal beslenme alışkanlığı kazandırmak. Bu gerekçe ile ticaretini yaptıkları, imal ettikleri ürünlerin tamamında hep en kaliteli, en doğalı tercih ederek, özenle çalışarak müşterilerin beğenisine sunmaktadırlar. 1994 yılında Semra hanım, ailesi için sevgisini katarak hazırladığı “İncir Rüyası” adını verdiği ürünle başlıyor inovatif ürün yolculukları ve İncir çikolatayla buluşuyor. Nuri Beyi’in eşine olan inancıyla, insanları bu güzel lezzetten mahrum etmemek adına olan ısrarcı tavrıyla yolculuk “İncir sevdası” olarak devam ediyor. Altı yıllık bir araştırma sonunda “İncir sevdaları” heyecanla devam ederken, daha da derinleşiyor. İncirle yatıp, incirle gözlerini açıyorlar her yeni bir güne. Oğullarının okulu sebebiyle Eskişehir’e düşüyor yolları. Bir kuruyemişçinin önünden geçerken incirin en kötü hali gözlerine takılıyor. Doğallığından eser kalmamış inciri incelerken üzülüyorlar… Bu olay daha da korumacı bir tavırla arttırıyor incire olan sevdalarını. Herkesin doğal incir yemesi gerektiğini düşünerek, mevcut iş yerlerinin arkasındaki yerin tadilatını yaptırarak, üretim yeri haline getiriyorlar. “İncir Rüyası” insanlarla buluşmaya başlıyor. “YİNGARİ” markalarını oluşturarak, Türk Patent Enstitüsünden tescillerini yaptırıyorlar. İncirin doğallığını bozmamak adına sadece görselliği için uzun bir süre araştırma yapıyorlar. Buldan, Babadağ derken Ödemiş’te buluyorlar aradıkları kumaşları. Alışılmışın dışındaki ambalajlarını kendi elleriyle hazırlıyorlar. 2009 yılının Ramazan Bayramı arifesinde üretim yeriyle birlikte “YİNGARİ” satış noktasını açıyorlar. Semra Hanım ve Nuri Bey sabahın ilk ışıklarına kadar üretime devam ediyorlar. İşlerini en iyi şekilde, titizlikle, doğallığını bozulmadan yapmanın verdiği huzurla varıyorlar evlerine. Çikolatayı incir kadar iyi tanımadıkları için bir sürü zorluklar çıkıyor önlerine bir, iki, üç deniyorlar olmuyor. İncir sevdaları uğruna yılmadan devam ediyorlar, zorluklardan güçlenerek çıkıyorlar, yeni birçok ürün geliştirerek devam ediyorlar yollarına. Şu anda İncir almak için en çok tercih edilen, en güvenilen markaların başında geliyorlar. Lezzetlerini diğer illere internet aracılığıyla yaptıkları satış imkanı ile de ulaştırıyorlar. Şimdilerde incir tadında bir heyecanları var. İzmir ve İstanbul’da “YİNGARİ” satış noktalarıyla İncir sevdalılarıyla buluşmak için hazırlanıyorlar. Yolunuz açık olsun İncirle, sağlıkla kalın

Üye Giriş Paneli


  Şifremi Unuttum

Personel & Yönetici Girişi


  Şifremi Unuttum

Etkinlik Takvimi

Haziran Temmuz 2018
Pzt. Sa. Çar. Per. Cu. Cmt. Pz.
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12